Gülmek ve Gülmeyi Tasarlamak üzerine

Gülmek ve Gülmeyi Tasarlamak üzerine

Gülmeyi tasarlamak, gülüşü tasarlamak ve gülmek… Son yıllarda biz diş hekimleri doğal ve içsel insani davranışı tasarlamaya başladık :))

“İnsan gülüşü gerçekten tasarlanabilir mi, bizler robot muyuz?” demek geliyor insanın içinden.. Mutluluğun ifadesi olan bu eylem dışarıdan tasarlanabilse kuşkusuz bu konuda en başarılı kişiler psikolog ve psikiyatristler olur :))

Gerçekçi olmak gerekirse biz diş hekimleri kişinin gülüşünü etkileyebilir ve rahatlatabiliriz sadece. Yeter ki gülmek için bir nedenimiz ya da nedensiz bir neşemi olsun..

O zaman konumuzu “Gülmeyi Etkilemek” olarak değiştirelim.

Pek çoğumuz günlük hayatımızda renklenme veya çapraşıklık problemi olan dişler yüzünden gülüşümüzü sınırlıyoruz. Tüm mimik kaslarının aktif katıldığı gülüşümüz, bir kasın anlamsız kasılması, dişleri gizlemeye çalışması veya bir el perdesiyle maskeleniyor. Bu durumun pek çok nedeni var elbette;

  • Diş etlerinin gülme esnasında fazla görünmesi (Gummy Smile)
  • Diş renklenmesi (Doğuştan veya kazanılmış olabilir)
  • Çapraşıklık ve sıralanma problemleri
  • Diş eksikliği
  • Travma veya çürüğe bağlı madde kayıplarının olması
  • Şekil bozukluğu olması
  • Çene ilişkilerinde uyumsuzluk olması
  • Dişlerin arasında boşluk olması

Bu listeye pek çok farklı etken eklenebilir ancak burada önemli olan hasta ve hekimin doğru ve net bir iletişim kurarak kişiye özel tedavi planlamasını oluşturabilmesidir. Elde edilmek istenen sonuç gerçekçi olmalı ve uygulanabilir bir tedavi protokolü ele alınmalıdır. Bu iş sinema yıldızlarının ya da popüler kişilerin fotoğraflarıyla olacak bir iş değildir..

Estetik kavramı her ne kadar göreceli olsa da bu işin bir takım kuralları ve oranları vardır. Estetik amaçlı bir tedavi yürütülürken bu kurallar doğrultusunda yol almak ve hastanın beklentilerine çözüm ararken bu kurallar doğrultusunda sınırları çizmek gerekir. Modern diş hekimliğinde dijital verileri elde etmek, bunları dental teknisyenlerle paylaşmak ve bu doğrultuda hastalara öngörülebilir tedaviler planlamak oldukça önem kazanmıştır. Bu tür tedaviler bazen oldukça basit birkaç düzenleme ile çözüme ulaşırken, bazı durumlarda multidisipliner yaklaşımlarla ileri boyutlara taşınır. Yani televizyonlarda görüldüğü gibi her vakayı “Bonding” yaparak tedavi etmek pratikte çok da mümkün değildir. Estetik Diş Hekimliği çok çeşitli tedavi yaklaşımlarının tek başına veya bir arada yürütüldüğü bir alandır. Dolayısıyla bir hastanın gülüşünü etkilemek için bazen diş tellerinden, bazen beyazlatıcı ajanlardan, bazen porselen lamina veneerlerden ve bazen de implantlardan yararlanılır. Çünkü her vaka kendine özgürdür ve ancak kişiye özel bir planlama yapılarak doğal ve estetik bir sonuç elde edilebilir. Orta ve ileri düzeyde çapraşıklık olan vakalarda ortodonti her zaman en ideal tedavi yöntemidir. Tedavi süresi uzun olmakla birlikte bu yöntemin en büyük avantajı diş dokusundan kayıp olmaması ve dişlerin doğal halinin bozulmamasıdır. Bununla birlikte son yıllarda dental tedavilere ilaveten dudak ve ağız çevresi dokulara uygulanan dermal dolgu ve botoks işlemleri de gülüşümüzü olumlu yönde etkileyen tedavi prosedürleridir. Dermal dolgu uygulamalarıyla dudak ve çevre dokulardaki kırışıklıklar doldurulup; sarkmalar desteklenebilir. Botoks uygulamasıyla Gummy Smile olarak adlandırılan, gülüş anında fazla diş eti görünümü düzeltilebilir. Bazen dişlere hiç dokunmadan, sadece diş etine yapılan müdahaleler istenilen sonuca ulaşmakta kullanılabilir. Simetrisi veya formu bozulmuş diş etleri dental lazerlerle çok basit bir şekilde düzeltilebilir. Zaman zaman çok güzel diş formuna sahip kişilerde bile gülme esnasında bir gizlenme hissi dikkati çeker. Bu kişiler, dişlerinin sarı olduğu düşüncesiyle gülüşlerini sınırlandırırlar. Bu tip durumlarda 1 saatten daha kısa sürelerde diş rengi açılabilmektedir. Lazerle yapılan beyazlatmalarda hassasiyet minimuma indirilmiştir. Bunlar gibi pek çok farklı estetik dental tedavi ile bazen küçük bazen büyük dokunuşlarla ağız ve diş dokularında kozmetik düzeltmeler yapılabilmektedir. Herkese rahat rahat gülüp kahkaha atabileceği yarınlar diliyorum…

 

Yorum yapılmamış

Yorum yap